TBMM Deprem Araştırma Komisyonu toplandı

Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Bütün Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Veysel Eroğlu başkanlığında toplandı.

Belediyelerin, bütçelerinden yüzde 10-15 oranında kentsel dönüşüm payı ayırması gerektiğini, bunu sadece merkezi yönetime ve belediyelere yüklemenin doğru olmadığını ifade eden Eroğlu, “Vatandaş da katkıda bulunacak, belediyeler katkıda bulunacak, merkezi yönetim katkıda bulunacak. İmkanı olan vatandaşın kendi binasını yapmasının önünü açmamız lazım.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin bir milat olduğunu söyleyen Eroğlu, bir daha böyle sonuçların oluşmaması için gerekenleri yapacaklarını dile getirdi. Eroğlu, “Amacımız, depreme dirençli şehirler kurmak, kentsel dönüşümü hızlandırmak, sağlam zemine sağlam binalar inşa etmek.” dedi.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, daha önce kurulan deprem komisyonlarını hatırlattı. Parlamentonun üzerine düşeni yaptığını, depreme ilişkin ciddi öneriler getirdiğini vurgulayan Erol, “Meclis üzerine düşeni yapıyor ama siyasi irade ve bürokrasi üzerine düşeni yapmıyor.” ifadesini kullandı.

Erol, Afet Bakanlığının kurulması, afet yasasının da değişmesi gerektiğini belirtti. Deprem riski altındaki illerde nüfus yoğunluğunun düşürülmesi, köylere dönüşün sağlanması gerektiğine işaret eden Erol, “Kırsala dönüşü bir Meclis kararı haline dönüştürebiliriz. Türkiye’nin yüzde 94’ü büyükşehirlerde yaşıyor. Büyükşehirlerde yaşayan nüfusun olduğu yerler de deprem riskinin en yoğun olduğu yerler. O yüzden kırsala geri dönüşle ilgili devlet politikasına ihtiyaç var.” dedi.

-“Mühendislik konusunda mutlaka uzmanlıkların olması lazım”

Müteahhitlerle ilgili de bir meslek kanununun olmadığını aktaran Erol, müteahhitlik meslek kanununun çıkarılmasını istedi. Erol, “Mühendislerle ilgili de meslek uzmanlık alanına göre kanunların düzenlenmesi lazım. Bir göz doktoru kardiyoloji ameliyatına giremez. Türkiye’de mühendis dediğiniz zaman altyapı, üstyapı her konuda uzmansınız. Mühendislik konusunda mutlaka uzmanlıkların olması lazım.” diye konuştu.

Depremde Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleriyle madencilerin mücadelesini gördüğünü ve beğendiğini vurgulayan Erol, her iki ekibin de arama kurtarma konusunda güçlendirilmesini, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Kızılayın ise lojistik konusunda çalışmalara destek vermesi gerektiğini söyledi.

Olası İstanbul depreminden söz edildiğini anımsatan Erol, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın komisyonda dinlenmesini önerdi.

-“3+2 veya 4+2 mühendislik sistemine geçilmeli”

AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin, şehirlerde depreme dayanıksız yapı stokunun dönüştürülmesi gerektiğini acı bir şekilde hatırlattığını belirtti.

Fay yasanın çıkarılması gerektiğini ifade eden Nasır, güncel deprem master planları, yer ve bilgi sistemi, tsunami tehlikesi çalışması, deprem hasar analizleri, heyelan riski çalışması, geçici toplanma ve barınma alanı ihtiyaç analizi ile kentsel dönüşüm stratejik plan gibi çalışmaların eksik olduğu illerde en kısa zamanda çalışmaların yapılması için düzenleyici ve denetleyici önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

Nasır, dönüşümde en önemli aktör olan müteahhitlik sektörünün disipline edilmesi, sektörün temsilcilerinin sicillerinin tutulması, müşterek ihtiyaçlarının karşılanması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) içerisinde müteahhitler odasının kurulmasıyla ilgili yasal düzenleme yapılmasını önerdi.

Disiplinler arası uyum sağlanması gerektiğine işaret eden Nasır, “İnşaat mühendisliğinde üniversitelerde, Avrupa’daki pek çok ülkenin uyguladığı 3+2 veya 4+2 mühendislik sistemine geçilmeli. Ben inşaat mühendisiyim, bir sürü iş yapıyorum. Hem beton yapıyorum hem zemin mekaniğinden anlıyorum hem köprüden anlıyorum. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir mühendislik yok.” dedi.

Yapıları belirli dönemlerde kontrol edecek bir mekanizmanın kurulması gerektiğini ifade eden Nasır, bu mekanizmaların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından illerde yapılması, bu mekanizma içerisinde mühendis ve mimarların yer almasıönerisinde bulundu. Nasır, “Adı ‘yapı polisi’ olabilir. Yapı polisi tarafından binaların 4-5 yılda bir kontrol edileceği mekanizmanın kurulması lazım. Yapı polisi ayrıca yapı malzemelerinin kaynağını da denetlemeli.” diye konuştu.

Riskli yapı tespiti kesinleşmiş binanın, tahliye kararına rağmen kiracı olanların çeşitli nedenlerden dolayı binaların yıkımına engel olduğunu söyleyen Nasır, “Bu keyfiyeti önleyici kanun ve yönetmeliğin içerisinde ekstra bir madde bulunmamaktadır. Önerimiz, kiracıların mal sahiplerine açmış olduğu davalarla mahkemelerin geçici yürütmeyi durdurma kararıyla verdiği sürelerde yaşanan felaketlerden kiracılar da sorumlu tutulursa caydırıcı olacağını düşünüyorum.” dedi.

– Belediye başkanları ve meclis üyelerine eğitim önerisi

AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, belediyelerde meclis üyelerinin çoğunluğunun imar komisyonunda çalışmak istediğini belirterek, şunları kaydetti:

“İmar komisyonuna bu kadar ilginin olması ciddi bir toplumsal çöküntünün sebebi değil midir? İşe buradan başlayalım. Belediye başkanı bir dönemi bitirdikten sonra imarla ilgili, uygulama imar planıyla ilgili konuların hiçbirini bilmeden belediye başkanlığını bitiriyor. Hatta emsali dahi bilmiyor. Bunlar da işin gerçekleri. Belediye başkanları ve meclis üyelerinin seçildikten sonra belli bir süre eğitime ihtiyacı var. Esnaf, belediye başkanı oluyor, ertesi gün milyarlarca değeri olan bir imar tadilatına imza atıyor.”

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, depreme dirençli kentler değil, afete dirençli kentler üretmek için havza planlamasına geçilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin betonarme yapı alışkanlığını terk etmesi gerektiğini vurgulayan Zeybek, Türkiye’nin “çimentocu lobisini” kırması gerektiğini kaydetti. Zeybek, “Türkiye gibi afet riski altındaki bir ülkede prefabrik yapılaşma oranının yüzde 30’lara ulaşması gerekir. Neden prefabrik yapılara KDV muafiyeti getirmiyoruz?” diye sordu.

Tarım ve su alanlarının imara açılmasının yasaklanması gerektiğini bildiren Zeybek, “Öyle katı kurallar koymalıyız ki imar komisyonlarını plan tadilatı yapamaz hale getirmemiz gerekiyor.” dedi.

Çimento ve çelikte fiyat artışlarının önüne geçilmesini isteyen Zeybek, “İstanbul’da hazır betonun metreküp fiyatı 2 bin 200 lira artı KDV. Bu fiyatlarla dönüşüm yapmak mümkün değil. Daha iki yıl önce 200 liraya satılan beton, bugün 2 bin 200 liraya gelmişse sorumluluk sizde, gereğini yapacaksınız, ihracatı yasaklayacaksınız. Bir kamyon çimento bir Iphone parası ama ihracat yüzünden içeride tekeller oluşmuş durumda.” diye konuştu.

– Arama kurtarmada bedelli askerlik önerisi

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, arama kurtarma ekiplerin artılmasına ilişkin önerilerde bulundu. Komando bölüklerinde bir timin konuyla ilgili eğitilmesini ve malzemelerinin de bölük depolarında yer alması gerektiğini söyleyen Çelebi, bunun yapılması halinde arama kurtarmada ciddi ilerleme kaydedilebileceğini bildirdi.

Bedelli askerlik uygulamasını da hatırlatan Çelebi, “Bedelli askerliği kaldırıp AFAD bünyesinde eğitim versek, bulundukları şehirlerde eğitim alsalar, deprem anında sefer görev emri gibi emirle ilgili yerlere gitseler, sayıyı artırmış oluruz.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir